2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda 1996 yılında 4199 Sayılı Kanunun ek 6 maddesi “Sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığını denetlemekle sorumlu olan yetkililere yardımcı olmak üzere Fahri Trafik Müfettişliği ihdas edildi.
Müfettiş olacaklarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) En az kırk yaşında olmak,
c) En az yüksekokul mezunu olmak
d) En az on yıllık sürücü belgesi sahibi olmak,
e) Hakkında 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılmamış olması veya düzenlendiği tarihten itibaren herhangi bir nedenle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmamış/iptal edilmemiş olması,
f) (Mülga:RG-3/9/2020-31233)
g) Kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
h) Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara, zimmet, ihtiras, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak.
Bu şartlar kanun çıktığı yıllarda Cumhurbaşkanı seçilme şartlarından daha zordu. Belirtilen şartlara sahip olanlar yaşadıkları ilin valiliğine istenilen belgeler ile talepte bulunur. Valilik seçilmesi uygun görülenlerin isimlerini Karayolu Trafik Güvenliği Kuruluna gönderir, yapılan değerlendirme sonucu Fahri trafik Müfettişi seçilmesini uygun gördüklerinin isimlerini Karayolu Trafik Güvenliği Yüksek Kuruluna gönderir bu kurulun seçilmesini uygun gördüklerini ilgili valiliklere bildirilir ve bu kişiler Fahri Trafik Müfettişliği görevi verilirdi.
Görevlendirilen FTM aldığı eğitimden sonra göreve başlar ve yetkisinde olan trafik suçlarına tutanak düzenleyerek bir hafta içinde görevlilere teslim eder. Bu görev ücretsiz yapılır. Bir nevi trafiğin gizli gözü olarak hizmet ederler. Görevini kötüye kullananlara 6 ay hapis cezası verilir.
Fahri Trafik Müfettişleri yıllarca üstüne düşen görevleri layıkıyla yapıp kuralsız yaşamayı alışkanlık haline getirmiş sürücüler için caydırıcı oldu. Geçtiğimiz yıllarda Yönetmelikte yapılan değişiklik ile Fahri Trafik Müfettişi seçilme şartlarına sahip olmayan İçişleri Bakanlığı personeline Fahri Trafik Müfettişi yetkisi verildi. Aktif görevde olan polisler park etme kuralını ihlal eden araçlara kendi kimlikleri ile ceza yazma yetkileri olduğu halde yasak olmasına rağmen Fahri Trafik Müfettişi yetkisini kullanarak ceza yazmışlardır. Ceza yazılan araçların sahipleri televizyonlarda yazılan cezaların haksız olduğunu söylemeden bu kadar fazla ceza tutanağımı olur diye açıklama yapmışlar ve medya bu olayı araç sahiplerinin mağduriyetini öne çıkarıp Fahri trafik Müfettişliği müessesi aleyhine kamuoyu oluşmasına vesile olmuşlardır. İçişleri bakanlığı personeline trafik suçu tespit tutanağı düzenleme yetkisi vermiş olsaydı FTM müessesi yıpranmamış ve görevlilere yardımcı olmaya devam edeceklerdi. İçişleri Bakanlığı kendi personeline veya emeklilerine ayrı bir düzenleme ile yetkilendirmesi ve FTM üzerindeki şaibeli ortamın dağılmasına zemin hazırlamalıdır.
Takip eden süreçte Bakanlık Fahri trafik Müfettişlerinin kuralsız duraklayan veya park eden araçlarla ilgili tutanak düzenleme yetkilerini geri aldı. Bu durumu fırsata dönüştüren sürücüler yolun sağına yanaşıp park etme veya duraklama imkanı olduğu halde olduğu yerde durakladı veya park etti. Kuralsız park eden taşıt yolda bir şeridi kapatması özellikle büyük şehirlerde trafikte tıkanmalara ve sürücüler arasında bazen haber bültenlerine konu olan tartışmalara sebep oldu. Trafikteki tartışma konularını gidermek için 2918 sayılı kanunun bu güne uygulanmayan 62 maddesi uygulamaya başlaması ve FTM yetkisinden alınan 60 ve 61 maddelerin tekrar geri verilmesi trafiğin rahatlamasına yardımcı olacaktır.
Bu gelişmelerden sonra trafik suçu işlediği için FTM tarafından tutanak düzenlenen sürücüler dava açtılar. Davalara bakan mahkemeler ise Fahri Trafik Müfettişliği yönetmeliğini ve Anayasa Mahkemesi kararını yok sayarak tutanak ekinde suçu tespit eden delil yok gerekçesiyle karar verdiler. Mahkemelerin delil toplama ve inceleme yapmadan verdiği kararlar devlet işleyişine olan güveni sarsmıştır. Olağan şartlarda davacı ve kamu görevi yapmak için devlet yetkilileri tarafından incelenip seçilmiş kişi beyanına itibar edip davacıdan delil istemesi gereken mahkemelerin karar verme süreci için bazı standartların belirlenmesine ihtiyaç vardır.
Son yıllarda gelişen araç teknolojisi, hız ölçümü yapan cihazların ölçüm yaparken olabilecek hata payları, trafik işaretleme vb. konularda yeni standartların belirlenmesine ihtiyaç vardır.
Bütün sürücülere kazasız sürüşler dilerim.14/02/2025
Tahsin SENDİNÇ